top of page
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG
HAVVA NUR KAN

Ara


BAĞLANMA STİLLERİNİ ANLAMAK İÇİN İPUÇLARI SERİSİ 3 - Güvenli Bağlanma
Güvenli bağlanmada kişi, hem yakınlık kurabilir hem de bireyselliğini koruyabilir . Duygular ifade edilebilir, ihtiyaçlar konuşulabilir ve mesafe olduğunda ilişki tehdit altında hissedilmez. Bu bağlanma stilinde; ne yakınlık boğucudur ne de mesafe terk edilme anlamına gelir. Güvenli bağlanma doğuştan gelen bir özellik değil; deneyimlerle şekillenen ve sonradan öğrenilebilen bir ilişkilenme biçimidir. Fark etmek, anlamak ve üzerinde çalışmak; her bağlanma stilini daha güvenl
Havva Nur KAN
2 Şub1 dakikada okunur


BAĞLANMA STİLLERİNİ ANLAMAK İÇİN İPUÇLARI SERİSİ 2 - Kaygılı Bağlanma
Kaygılı bağlanma stilinde kişi için ilişki, yakınlık ve güven arayışının merkezindedir. Sevildiğini hissetmek, onay görmek, temas halinde kalmak önemlidir. Mesafe arttığında ya da partner geri çekildiğinde ise yoğun bir kaygı ortaya çıkabilir. Bu kaygı çoğu zaman; sık mesaj atma, tekrar tekrar konuşma ihtiyacı, duyguları netleştirme çabası ya da terk edilme korkusu olarak görünür. Karşı taraf için bu durum baskı , talepkârlık ya da aşırı hassasiyet gibi algılanabilir. Oysa
Havva Nur KAN
29 Oca1 dakikada okunur


BAĞLANMA STİLLERİNİ ANLAMAK İÇİN İPUÇLARI SERİSİ 1- Kaçıngan Bağlanma
Kaçıngan bağlanma , yakınlık ihtiyacı ile mesafe ihtiyacı arasında kurulan hassas bir dengedir. Bu bağlanma stilinde kişi, ilişkide duygusal yakınlık arttıkça geri çekilme eğilimi gösterebilir. Bağımsızlık önemliyken, ihtiyaçlarını ifade etmek ve başkasına yaslanmak zorlayıcı olabilir. Yakınlık tehlike gibi hissedildiğinde, mesafe güvenli bir alan haline gelir. Kaçıngan bağlanma stilinde, kişi çoğu zaman yakınlıktan değil; yakınlığın getirdiği duygusal bağımlılık hissinden k
Havva Nur KAN
26 Oca1 dakikada okunur


KANSER KARŞISINDA ÇİFT OLMAK: Teşhis, Tedavi ve Remisyonun İlişkiye Etkileri
Kanser tanısı çoğu zaman “bir kişinin hastalığı” gibi konuşulur. Oysa tanı konduğu anda, yalnızca beden değil; ilişki, gündelik hayat, zaman algısı, yakınlık ve gelecek tasavvuru da etkilenir. Proia-Lelouey ve Lemoigne’nin metni, tam da bu noktaya odaklanıyor: Eşlerden birinin kanser olması, çiftin iç dünyasında nasıl bir değişim yaratır? Yazarlar, çiftlerle yapılan nitel görüşmeler üzerinden; tanının söylendiği anı, hastalık sürecini ve remisyon dönemini bir “çift deneyimi”
Havva Nur KAN
12 Oca4 dakikada okunur


ANNELİK TUTKUSU
J.Kristeva anneliği bir "tutku" olarak tanımlar. Tutku; bir nesneye duyulan yoğun, güçlü bir bağlılık ve aşk. Bu duygular, tutku duyulan nesneyi biricik kılar. Anneliğin bir tutku olması, anne ile çocuk arasındaki bağı biyolojikten arındırarak, bunu anlam ve dil düzeyinde odaklar. Tabii her türlü aşk ilişkisinde olduğu gibi, burada da bir çifte değerlilik söz konusudur. Yani bu tutkuda "aşk ve nefret" bir aradadır. Winnicott’a göre annenin başından beri çocuğundan nefret
Havva Nur KAN
17 Kas 20251 dakikada okunur


NARSİSİZMİN İÇİNDE SIKIŞAN MİNNET
Görsel: Altes Müzesi, Narcissus Heykeli Bazı insanlar sevilmeyi arzular, ama sevilmeye tahammül edemezler. Narsisist insanlar hayran...
Havva Nur KAN
9 Eki 20251 dakikada okunur


TOTEM VE TABU: Ruhun Kadim Yasaları
İnsanın ruhsal dünyası, sanılandan çok daha eski bir hikâye taşır. Sigmund Freud’un 1913’te yazdığı Totem ve Tabu , ilk insan topluluklarının inançlarını ve yasaklarını psikanaliz ışığında incelerken, aslında bize kendimizi anlamanın yollarını da gösterir. Çünkü geçmiş yalnızca tarih kitaplarında değil, bilinçdışımızın derinliklerinde de yaşamaya devam eder. Totem: Kutsal Bağ ve Kimlik Totem bir topluluğun kutsal saydığı ve atalarını simgelediğine inandığı hayvan, bitki ya d
Havva Nur KAN
25 Eyl 20252 dakikada okunur


SAVAŞTA AHLAK VE VİCDAN: Freud’un Gözünden Toplum ve Yasa
🧭 Savaşın Ruhsal Topografyası Savaş zamanları yalnızca toprakları değil, değerleri de yerinden eder. Birey gibi toplum da bastırır. Ama bastırılan, zamanla geri döner. Bu geri dönüş yalnızca şiddetle (savaşla) değil; yasanın askıya alınması , vicdanın sarsılması , ve ahlaki çöküşle birlikte gelir. Freud, bu durumu hem bireysel hem kolektif düzeyde ele alır. Bu yazı, onun savaş, yasa ve üstbenlik kavramlarını izleyerek psikanalitik bir toplumsal okuma sunar. Freud’a göre sav
Havva Nur KAN
2 Tem 20252 dakikada okunur


KAYGI SADECE BİR BELİRTİ Mİ, YOKSA BİR HATIRLATMA MI?
Günümüz insanı neredeyse sürekli bir tetikte olma hâlinde. “Bir şey olacakmış gibi” hissi, kalpte çarpıntı, göğüste sıkışma, durup...
Havva Nur KAN
8 May 20251 dakikada okunur
İLETİŞİM FORMU
Psikoterapi süreçleri hakkında detaylı bilgi almak veya randevu oluşturmak isterseniz iletişime geçebilirsiniz.
İstanbul, Türkiye
0545 952 38 52

bottom of page